venöz ülser hastalığı ve tedavisi

Venöz Ülser Hastalığı ve Tedavisi

Venöz Ülser Nedir?

Venöz ülser, venöz yetmezliğe bağlı olarak varis hastalarının ortalama bin kişide 2 yada 3’ünde görülen, bacaklarda kapanmayan yaralarla seyreden ve hastanın yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren bir hastalıktır. Genellikle ayak bileği iç kısmında tekrar eden ve kapanmayan yaralarla karakterizedir. Halk arasında varis yarası olarak da bilinmektedir.

Venöz damarların (Toplardamar) kirli kanı kalbe taşıyamaması nedeni ile (iç varisvenöz reflügizli varis vs) kirli kan bacaklarda birikir. Venöz yetmezliğin en sık nedeni yüzeyel venöz (bypass damarları) ve perforan ven ( köprü damar) sistemleridir. Biriken kirli kan damarların içerisinde basınç artışına neden olur (venöz hipertansiyon). Artmış olan basınç nedeni ile damarlardan sıvı ( serum) sızar ve doku ödemi oluşur. Oluşan ödem zaman içerisinde o canlı dokulara kılcal damarlar vasıtası ile temiz oksijenli kan gelmesini kısıtlar. Oksijenlenip beslenmesi bozulan doku kendini tamir etmeye çalışan hücrelerin (makrofaj ) etkisi ile kahverengi rengine dönmeye başlar. Bir süre sonra deride kalınlaşma oluşur ve iyice artıp deri beslenmesi ciddi oranda bozulunca yaralar açılır. Dönem dönem kapanıp tekrar açılan bu yaralar bir süre sonra yıllar boyu kapanmayacak şekilde kalır. Genellikle bilek üzeri iç kısımda; açık yara, kahverengi kalın deri, eşlik eden yüzeyel varisler, ağrı, seröz akıntı, enfeksiyonla birlikte ise püy şeklinde kokulu akıntı gibi belirtiler verir. 

Venöz ülser (varis yaraları) teşhisi için; fizik muayene şarttır. Teşhiste kullanılacak tetkiklerden ise günümüzde tek başına venöz renkli doppler ultrasonografi yeterli olur. Farklı hastalıklarla birlikteliğini ayırt etmek açısından ise ek tetkikler gerekebilir (Bilgisayarlı tomografik venografi , Manyetik rezonans görüntüleme (MR) ,Venografi (Anjio) , Cilt biyopsisi ). Mutlaka renkli doppler usg ile atardamar sistemi de değerlendirilmelidir.

Venöz ülser tedavisinde ise öncelikle ülseri yaratan ,venöz yetmezlik bulunan damarlar tespit edilmeli ve haritalanmalıdır. Akabinde yaraların komplike olup olmadığı (enfeksiyon) belirlenip uygun tedavi verilmelidir. Ek hastalıkların da (diabet, vaskülit vs..) tedavisi başlanmalıdır. İlk hedef yaranın kapatılması daha sonrada yarayı oluşturan sebebin tedavi edilmesidir. Yaraların kapanmasının zaman alacak bir süreç olduğu unutulmamalı ve hekiminizin önerileri mutlaka yerine getirilmelidir. Yaraların kapanması için gerekli görüldüğünde antibiyotikler, doku beslenmesini arttıran ilaçlar ,yara bakım krem ve örtüleri , basınçlı çoraplar vs.. hekiminizin uygun gördüğü şekilde kullanılmalıdır. Yaralar kapandıktan sonra ise venöz yetmezliğiniz (iç varisvenöz reflügizli varis vs) tedavi edilmelidir. 

Varis yarası tedavi edilmez ise ne olur?

Öncelikle başlangıçta yaralar kapansa da tekrar açılır. Açılan yaralar bir süre sonra kapanmayacak hale gelir. Enfeksiyon oluşursa durum daha da karışık hale gelir , selülüt tarzı yaygın enfeksiyonlara neden olup lenfatik drenajın bozulması ile birlikte yaralar daha da büyür. Enfeksiyonların derinleşmesi ile birlikte kemik enfeksiyonları dahi nadirde olsa görülebilir. Akıntılar nedeni ile günlük yaşamda fiziksel olarak rahatsız edici durumlar oluşabilir. Ağrı özellikle dayanılmaz hale gelip ağrı kesicilerle geçmeyebilir. Psikososyal açıdan hastanın yaşam kalitesi ciddi düşecektir. Venöz ülser nedeni ile bacak kesilmesi söz konusu değildir, ancak enfeksiyonlar gibi komplikasyonlar çok düşükte olsa böyle bir risk yaratır. Ekonomik açıdanda hastanın iki yölü kaybı olur; birincisi hastalığın seyri esnasında iş gücü kaybı sebebiyle, ikincisi ise tedavisinde oluşacak ciddi maliyetlerdir. 

Unutulmaması gereken nokta venöz ülser tedavisi olan bir hastalıktır.